Kadınlar gittiklerinde, arkalarında daha büyük boşluklar bırakırlar. Onlar bir gün çekip gittiklerinde, peşlerinde yetim-öksüz kalan çok olur.
Mutfaktaki dolap, perdeler, kavanozun içindeki eski düğmeler, özenle saklanmış küçülmüş giysiler, dolap diplerindeki kurdeleler… Sabah karanlığında mutfaktan gelen tıkırtılar susar, yetim kalmıştır tabaklar. Bir kadın gittiğinde hep suyu unutulur saksıların. Sık sık boynunu büker sarıkız. O teki kalmış eski bardağın anlamını bilen olmaz…
Kaynak: Milliyet
Devamı için tıklayınız.
Yaşamımızın değerini neden hastalandığımızda ya da ölümcül bir kazadan kurtulduğumuzda anlarız? Aldığımız her nefes yaşadığımızın ve varolduğumuzun kanıtıdır. Her saniye kendimize ve yaşamımıza birşeyler katmalıyız. Mesela anne, babamıza veya diğer sevdiklerimize en son ne zaman seni seviyorum dedik? Eğer bunu söyleyeli çok uzun zaman olduysa onlara sarılıp, uzaktalarsa telefonla sevgimizi söylemeliyiz. Zaman o kadar kısa ve değerli ki bunu yapmaya bir daha fırsat bulamayabiliriz.
Belkıs Akkın Alp // Editör
Sorularınız için:
belkis@hersaniyedegerlidir.com
Bu makale ile ilgili yorumlarınızı yazmak için aşağıdaki formu kullanabilirsiniz. Yorumlarınızı heyecanla bekliyoruz.