Hayatımda herkesten ve her şeyden fazla sevdiği erkekten kaçarak Güneydoğu’nun dağlarında uluslararası bir araştırma gurubuna katılan bir kadın.Bir daha hiç kimseyi o kadını sevdiği gibi sevemeyeceğini bilmesine rağmen ruhundaki zaafları saklamak için yaptığı vahşice hatalarla karşısındakini yaralayan bir adam.
Gerçek aşkın korkunç ağırlığını taşıyamayarak bir köprü gibi çöküp iki kıyısında iki insanı çaresiz bırakan bir ilişki.
Affetmelerine izin vermediği için kendi hafızalarından bile nefret etmelerine rağmen affetmeyi beceremeyen insanların içine hapsoldukları bir yalnızlık.İki insanın bütün zekalarını kullanarak öldürmek için uğraştıkları ve her yediği darbeyle biraz daha hastalanarak güçlenen tutku.
Kutsal Mezopotamya ovasının eteklerinde yükselen dağlarda süren tehditkar bir hayat.
Yaşamımızın değerini neden hastalandığımızda ya da ölümcül bir kazadan kurtulduğumuzda anlarız? Aldığımız her nefes yaşadığımızın ve varolduğumuzun kanıtıdır. Her saniye kendimize ve yaşamımıza birşeyler katmalıyız. Mesela anne, babamıza veya diğer sevdiklerimize en son ne zaman seni seviyorum dedik? Eğer bunu söyleyeli çok uzun zaman olduysa onlara sarılıp, uzaktalarsa telefonla sevgimizi söylemeliyiz. Zaman o kadar kısa ve değerli ki bunu yapmaya bir daha fırsat bulamayabiliriz.
Belkıs Akkın Alp // Editör
Sorularınız için:
belkis@hersaniyedegerlidir.com
bahar
Temmuz 18th, 2008 at 14:09
ya ben kitaptan acayip etkilendim resmen yaşadım yaa bazen sinirlendim bazen üzüldüm resmen yaşadımm yaa
süper yaa herkese tavsiye ederimm